Çok güzel bir geceydi. Geceden fotoğraflar..
Düz Çizgi - Herşey düz bir çizgiyle anlamlandı
9 Haziran 2013 Pazar
6 Haziran 2013 Perşembe
Geç Kalınmış Bir Özür Yazısı...
(Foto : Serhan Oksay)
Ülkemiz 10 gündür başta taksim olmak üzere ülke geneline yayılan olaylar ile çalkanıp duruyor.
Olayların başladığı andan itibaren herkes meselenin çıkış noktasını kendisine göre anlamdırmaya çalıştı.Kimisi sorunun kaynağını Avrupa başkentlerinde aradı kimisi Ortadoğu nun karanlık çöllerinde... Ülkemizdeki derin yapılara kadar gitti ipin ucu hatta iktidar partisinin genel koridorlarında aradılar sorunun kaynağı kendilerine göre Suriye dediler Imf borcu dediler 3. köprü ismine bağladılar onunla da kalmayıp 2014 köşk seçimlerine kadar götürdüler sorunu.
Herkes meseleyi kafasında oturtmaya çalışırken asrın ruh mimarının sözleri birden şoke etti bizleri... Bahar değil dedi hazanı yaşıyoruz uyanın... 'Siz bir zaaf tavrı sergilediğiniz zaman başkaları onu değerlendirmeyi düşünür dedi.' Evet her zaman ki gibi haklıydı.Sorunun kaynağını öğrenmek istiyorsanız onun sözlerini bir kere daha gözden geçirin hatta peşine bir de Kelebek filmini tekrar bir daha izleyin. Artık meselenin kaynağını bulma derdiniz çoktan ortadan kalkmış olur.
Olayların başladığı andan itibaren herkes meselenin çıkış noktasını kendisine göre anlamdırmaya çalıştı.Kimisi sorunun kaynağını Avrupa başkentlerinde aradı kimisi Ortadoğu nun karanlık çöllerinde... Ülkemizdeki derin yapılara kadar gitti ipin ucu hatta iktidar partisinin genel koridorlarında aradılar sorunun kaynağı kendilerine göre Suriye dediler Imf borcu dediler 3. köprü ismine bağladılar onunla da kalmayıp 2014 köşk seçimlerine kadar götürdüler sorunu.
Herkes meseleyi kafasında oturtmaya çalışırken asrın ruh mimarının sözleri birden şoke etti bizleri... Bahar değil dedi hazanı yaşıyoruz uyanın... 'Siz bir zaaf tavrı sergilediğiniz zaman başkaları onu değerlendirmeyi düşünür dedi.' Evet her zaman ki gibi haklıydı.Sorunun kaynağını öğrenmek istiyorsanız onun sözlerini bir kere daha gözden geçirin hatta peşine bir de Kelebek filmini tekrar bir daha izleyin. Artık meselenin kaynağını bulma derdiniz çoktan ortadan kalkmış olur.
11 Mayıs 2013 Cumartesi
23 Nisan 2013 Salı
Şifa Kaynağı : Üzüm
Kitabın
yazarı Yrd. Doç. Dr. Aysun Çetin ve yayınevi Hayykitap. Yayınevinden izin
alarak kitaptan derlediğim üzüm ile ilgili bilgileri paylaşmak istiyorum.Üzümün
faydalarından yararlanmak için ya bir salkım taze üzüm veya bir avuç çekirdekli
kuru üzüm yemeniz faydanıza olacaktır. Kapsül halinde kullanacaklarda 100-200
mg kadar kullanmaları yeterli olacaktır. Bu kadar yararı olduğunu bende yeni
öğrenmiş bulunmaktayım. Sofranızdan üzümü eksik etmemeniz dileğiyle.
Üzüm;
- Serbest Radikalleri etkisiz hale getirir. (Radyasyon, katkı maddeleri, havadaki kimyasal maddeler, stres, virüsler, sigara, alkol gibi etkenlere bağlı olarak çıkabilir.)
- Üzüm çekirdeği sürekli bilgisayarın başında olan kişilerin göz sağlığını korunmasında da önemli yer tutar.
- Üzüm çekirdeği beyin hücrelerinin yaşlanmasını yavaşlatarak Alzheimer gibi nörodejeratif hastalıkların görülme sıklığı azaltır.
- Diyabetli ve varisli kişilerde fayda sağlar. Gözü maküler dejenerasyon ve katarakttan korur.
- Üzüm kolestrol içermez ve şeker hastalarında kan şekeri düşürücü etki gösterir.
- Kansere karşı korur ve birinci dereceden etki eder. Üzüm suyu içenlerde antioksidan olan E vitamini oranının ve anti-kanserojen kapasitenin arttığı gözlenmiştir.
- Lif açısından çok zengindir ve organizmadaki üç büyük organı çalıştırdığından vücuttan zehirli maddelerin uzaklaştırılmasını sağlar, sindirim ve bağırsak hareketlerini düzenler.
- Genç kalmanızı sağlar ve yaşlılığı geciktirir.
- Üzüm çekirdeği cildin daha sıkı ve elastiki olmasına katkıda bulunur. Cildin sarkmasını önler ve yara iyileşmesini hızlandırı.
- Üzüm çekirdeğinin yağında Omega-6 grubu lionik yağ asidi ile Omega-9 grubu oleik asit bakımından zengindir.
- Üzüm çekirdeği Polen ve besin alerjilerinde görülen aşırı duyarlılığı ve bunlara bağlı ortaya çıkan saman nezlesi gibi yaygın alerjik hastalıkların görülmesi riskini azaltır.
- Diş çürükleri ve diş hastalıklarını önler.
21 Nisan 2013 Pazar
Bir Diziden Daha Fazlası...
Öncelikle samanyolu kanalımıza böyle bir yapımla karşımıza çıktığı için ne kadar teşekkür etsek azdır. Bir diziden fazlası dedim bunun nedenleri 2. bölümdeki sahnelerden yola çıkarak belirtmeye çalışacağım.
Pehlivanımız Patrona ve avanesinin içine sızarken onun hayatını kurtarma olgusunun üzerinden gidildi. Bu bana yaklaşık on sene önceki polat alemdarın çakırın hayatını kurtarıp mafyaya sızma girişimini hatırlattı. Demek ki derin dizilerdeki sızma teması hep aynı oluyor. Bu nazar boncuğumuz olsun...
Şimdi dizimizde bu haftaki en önemli mesele acem oyunlarına karşı duran Şeyh Mehmet Elif efendinin yine acem oyunları ile iftira uğrayıp suçlu konuma getirilmesi idi. Yani derin oyunları yıllardır aynı yöntemleri kullanıyor. O sahneleri izlerken gözümün önüne ergenekon zihniyeti ile uğraşan yiğitlere karşı kurulan komploların yazıldığı irtica ile mücadele eylem planları geldi. Ülkede çıkarılmak istenilen kaos bir camiaya yıkılmak istenmişti. Danıştay saldırganının tekbir getirdiği söylenmiş hatta bbp alperenler üzerinde camia bağlantısı sorgulanmıştı. Son olarak zirve katliamının bile camiaya yıkılacağı haberleri çıkmıştı.
Osmanlı'da Derin Devlet Dizisi
Samanyolu Televizyonu’nu tebrik ve takdirlerimi sunarak yazıma başlamakta fayda görüyorum. Şubat Soğuğu, Yağmurdan Sonra, Tek Türkiye, Şefkat Tepe, Kollama gibi Cumhuriyet tarihinin en büyük dizileri olarak kabul edebileceğimiz yapıtlardan bir tanesi de “Osmanlı’da Derin Devlet” dizisi olacaktır.
Osmanlı’nın çöküş döneminin başlangıcı olan 1718-1730 yılları arasına “Lale Devri” denmiştir. O devri yaşayanlar bu adı kullanmamışlardır. Lale Devri ismi, Yahya Kemal Beyatlı’yla beraber tarihçi Ahmet Refik Altınay tarafından 1913 yılında neşredilen “İkdam” dergisinde kullanılmıştır.
Resmi tarihin bize anlattıklarıyla tarihin gerçekleri arasındaki farkı bu dizilerden öğrenmekteyiz. Resmi tarihe göre Lale Devri bizlere sanki Fransa’dan gelmiş gibi gösterilmeye çalışılmıştır. Çöküş dönemimizin felaketli ve takiyyelerle dolu ajanlarının İran kaynaklı olduğunu anlamaktayız.
8 Nisan 2013 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



